TAŞRA 45 RECORDSBağımsız yayın markası

Hakkında

TAŞRA 45 RECORDS; Anadolu rock, arabesk ve analog kayıt kültüründen beslenen bağımsız bir yayın markasıdır. Özgün şarkıları, dönemsel sesleri ve eski Türkiye hafızasını tek bir katalog altında toplar.

Kurucu profili

Latif Pekcan

Prodüktör · Sanatçı · Yaratıcı yönetmen

Latif Pekcan, 2002 doğumlu, İzmit merkezli müzik prodüktörü, bağımsız sanatçı ve yaratıcı yönetmendir. TAŞRA 45 müzik projesinin yaratıcı yürütücüsü ve TAŞRA 45 RECORDS’ın kurucusudur. Müzik üretimini yalnızca ses kaydetme süreci olarak değil; şarkı yazımından görsel kimliğe, yayın planlamasından katalog düzenine kadar uzanan bütünlüklü bir anlatı alanı olarak ele alır.

01

Üretim pratiği

Pekcan’ın müzikle ilişkisi, dijital prodüksiyon ile akustik kaynakların bir arada bulunduğu çok yönlü bir çalışma pratiğine dayanır. Klasik gitar, klarnet, darbuka ve shaker gibi farklı enstrümanlarla ilgilenmesi; ritim, tını ve canlı icra konularında kendine özgü bir duyarlılık geliştirmesinde etkili olmuştur. Özellikle vurmalı çalgılarla kurduğu bağ, çalışmalarındaki organik ritim anlayışının ve ölçülü perküsyon kullanımının temelini oluşturur.

02

TAŞRA 45

Bu arayışın merkezinde doğan TAŞRA 45, Anadolu rock’ın elektrik bağlamasını, kirli gitarlarını ve kuru ritim anlayışını; arabeskin yaralı, içe dönük ve ölçülü anlatımıyla bir araya getirir. Proje, eski dönem müziğini yeniden üretmeye veya nostaljik bir görüntüyü taklit etmeye çalışmaz. Bunun yerine eski Türkiye’nin sokaklarından, odalarından, mahallelerinden ve taşra hafızasından kalan duyguları çağdaş bir üretim anlayışıyla yeniden yorumlar.

03

Yayın anlayışı

Pekcan, TAŞRA 45 RECORDS’ı bu müzikal dünyanın yayın, katalog ve kurumsal kimliğini tek bir yapı altında toplamak amacıyla kurdu. Label, yalnızca eserlerin yayımlandığı bir isim değil; her kaydın görsel dili, arşivi, metadata düzeni, dağıtım süreci ve uzun vadeli katalog değerinin birlikte ele alındığı bağımsız bir yayın modelidir. TAŞRA 45 RECORDS’ın kurumsal yaklaşımı, 1970’lerin Türk plak kültüründen ve arşiv disiplininden beslenirken sahte bir geçmiş yaratmaz. Amaç, geçmişe aitmiş gibi davranmak değil, o dönemin ciddiyetini ve kalıcılık duygusunu bugünün üretim koşullarında yeniden kurmaktır.